Onur Üyeleri

Alâeddin YAVAŞÇA

alaaddin1 Mart 1926 yılında Kilis’te doğmuş olan Alâeddin Yavaşca, sanatla iç içe bir ailenin çocuğu olan Alâeddin Yavaşca, evlerinden hiç eksik olmayan zamanın Türk Müziği plaklarını dinleyerek büyümüştür. İlk müzik çalışmasına ilkokul sıralarında Zeki Çelikalp’den Batı Müziği keman dersleri alarak başlamış, notayı da bu yıllarda öğrenmiştir. Kendisinin Türk Mûsikîsiyle ciddi anlamda tanışması, İstanbul Erkek Lisesi’nde öğrenim gördüğü yıllara rastlar. Artaki Candan’dan aldığı kanun dersleri ve lise edebiyat hocası Hakkı Süha Gezgin’in evindeki fasıllara hanende olarak katılması mûsikî hayatına attığı en önemli adımlardır. Tıp Fakültesi yıllarında Üniversite Korosu çalışmaları ve koronun solistliğini yapması, kendisine radyonun kapılarını da aralamıştır. 1950 yılında radyo sanatçılığı imtihanını kazanıp, İstanbul Radyosu ailesine katılmıştır. Alâeddin Yavaşca, üç önemli mûsıkîsinaştan meşk etmis ve Türk Mûsıkîsinin inceliklerini öğrenerek kendisini yetiştirmiştir: Sâdeddin Kaynak, Zeki Ârif Ataergin ve Münir Nurettin Selçuk. Bunların yanı sıra; Dr. Suphi Ezgi, Mes’ud Cemil, Refik Fersan, Nuri Halil Poyraz, Suphi Ziya Özbekkan, Cevdet Çağla, Fehmi Tokay, Hüseyin Sâdettin Arel, Ekrem Karadeniz, Fikret Kutluğ’dan da önemli ölçüde yararlanmıştır.

İlk eserini 1951 yılında bestelemiş olan Alâeddin Yavaşca’nın dini ve din dışı, saz ve söz eseri olarak dört yüz elli’yi aşkın bestesi vardır. Ayin-i Şeriften, çocuk şarkısına uzanan geniş bir bestekârlık yelpazesine sahiptir.

1967 yılından bu yana çeşitli koroları yöneterek şeflik konusunda da hizmetlerine aralıksız devam etmiştir. Alâeddin Yavaşca, 1966’dan başlayarak hocalık göreviyle de Türk Mûsikîsine katkıda bulunmuş, pek çok radyo sanatçısının yetişmesine vesile olmuştur. 1976 yılında kurulan ve eğitim vermeye başlayan Türk Müziği Devlet Konservatuarında öğretim üyeliği ve Ses Bölümü Başkanlığı da yapmış olup, Konservatuardaki eğiticilik görevi devam etmektedir.

26 Mart 1980’de Ayten Yavaşca ile hayatını birleştirmiş olan Alâeddin Yavaşca, Yüksek Öğretim Kurulu tarafından 1990 yılında Müzik-Ses Eğitimi Ana Sanat Dalı Profesörlüğü’ne atanmış, 1991 yılında da Devlet Sanatçısı unvanı almıştır. Türkiye Yazarlar Birliği 1993’de kendisini yılın “Kültür Adamı” seçmiş, aynı yıl içerisinde Gaziantep Üniversitesi de “Fahri Doktorluk” unvanı vermiştir. Milli Eğitim Bakanlığı “Türk Mûsikîsi Araştırma ve Değerlendirme Komisyonu”, Kültür Bakanlığı “Türk Mûsikîsi Kurulu” ve Devlet Plânlama Teşkilatı “5. Beş Yıllık Türk Mûsikîsi Eğitimi Komisyonu” çalışmalarına da katılmıştır. Alâeddin Yavaşca TRT Türk Sanat Müziği Repertuar Kurulu’ndaki görevine devam etmekte olup, zaman zaman solistlik ve koro şefliği de yapmaktadır.

Avni ANIL

avnianil1928 yılında Üsküdar Selimiye’de doğan Avni Anıl, Türk müziğinin en kıymetli bestekârlarındandır. İlk bestesini 1951 yılında yapan Anıl, 55 yılda pek çok unutulmaz besteye imza atmıştır. Müzik eğitimine Üsküdar Halkevi’nde 1943 yılında başlayan ünlü bestekâr, ilk derslerini Emin Ongan’dan almıştır. “Mûsikî Sözlüğü” adı altında dört ciltlik eserinde mûsikî tarihi için önemli hatıralar yayımlayan Avni Anıl, “Mûsikî ve Nota” dergisini çıkarmıştır.

Şarkılarından birçoğu, son 50 yılın en sevilen şarkıları arasında olan Avni Anıl’ın unutulmayan bestelerinden bazıları:

“Biraz Kül Biraz Duman”, “Ağla Gitar”, “Aşk Bu Değil Yapma Güzel”, “Akşamın Olduğu Yerde Bekle Diyorsun”, “Gözlerin Bir Aşk Bilmecesi Sorar Gibi”, “Mihrâbım Diyerek Sana Yüz Vurdum”, “Kaderimde Hep Güzeli Aradım”, “Öyle Dudak Büküp Hor Gözle Bakma” “Dilşâd Olacak Diye Kaç Yıl Avuttu Felek”, “Bir Peri Masalı Kulaklarına”, “Gün Be Gün Yaşanan O Hatırayı Unutup Bir Yana Atmak Olmaz ki”…

“Mûsikî Sözlüğü” adı altında dört ciltlik eserinde mûsikî tarihi için önemli hatıralar yayımlayan Avni Anıl, “Mûsikî ve Nota” dergisini çıkarmıştır. Şarkılarından birçoğu, son 50 yılın en sevilen şarkıları arasında olan Avni Anıl’ın unutulmayan bestelerinden bazıları:

“Biraz Kül Biraz Duman”, “Ağla Gitar”, “Aşk Bu Değil Yapma Güzel”, “Akşamın Olduğu Yerde Bekle Diyorsun”, “Gözlerin Bir Aşk Bilmecesi Sorar Gibi”, “Mihrâbım Diyerek Sana Yüz Vurdum”, “Kaderimde Hep Güzeli Aradım”, “Öyle Dudak Büküp Hor Gözle Bakma” “Dilşâd Olacak Diye Kaç Yıl Avuttu Felek”, “Bir Peri Masalı Kulaklarına”, “Gün Be Gün Yaşanan O Hatırayı Unutup Bir Yana Atmak Olmaz ki”…

Dr. Selahattin İÇLİ

selahattinicli6 Ekim 1923 tarihinde Babası İbrahim İçli ve annesi Zekiye İçli’nin üç çocuğunun en büyüğü olarak İstanbul Beşiktaş’ta doğmuştur. Nimet ve Ümran adında iki kızkardeşi vardır. 1927 yılında Babasının Susurluk Borasit Madeni’nde görev almasıyla, ilkokulu Susurluk’ta, Ortaokulu ve Liseyi Balıkesir’de yatılı olarak okudu. Bestekâr Şerif İçli, babasının amca oğludur. 1949 yılında İstanbul Tıp Fakültesi’ni bitirdi. 1950 yılında askerliğini Çankırı Piyade Atış Okulu tabibi olarak yaptı.

Askerlik sonrası 1953 yılına kadar İstanbul’da özel bir hastanede ve bir şirkette çalıştı. Daha sonra Susurluk Belediye Tabibi, Susurluk Şeker Fabrikası Tabibi ve Borasit Madeni Tabibi olarak 1961 yılına kadar Balıkesir’de bulundu. 1961 yılında tekrar İstanbul’a yerleşerek bir müddet özel sektörde çalıştıktan sonra, 1967 yılında Sosyal Sigortalar Kurumu İstanbul Hastanesi’nde görev aldı. 1981 yılında bu hastanede Başhekim Yardımcılığı vazifesinden ayrılarak İstanbul Devlet Türk Musikisi Konservatuarı’nda sanatçı öğretim görevlisi ve başkan yardımcısı oldu. Konservatuar’ın İstanbul Teknik Üniversitesine bağlanması üzerine 1986 yılında Profesör unvanı alan İçli, Komposizyon Bölümü Başkanlığına tayin edildi. Yaş haddinden emekliye ayrıldığı güne kadar bu görevi sürdüren İçli, emekliliği sonrasında konservatuardaki hocalığına devam etti ve ömrünün sonuna kadar bu görevini sürdürdü.

Babasının müziğe olan alâkası sebebiyle, oğlu Selahattin’in kulağı daha çocukluk yaşlarından itibaren Türk Mûsıkîsi’nin klâsik ve güncel eserleriyle doldu. 12-13 yaşlarında usulleri, makamları öğrenmişti. Böylece; ilk gençlik yıllarında kendisini bestekârlığa götürecek önemli temel unsur sayılabilecek oldukça geniş bir repertuara sahip olmuştur. Lise öğrenimi sırasında müziğin birçok bilgilerine henüz yeteri kadar sahip olmamakla birlikte, bazı beste denemeleri yapan İçli, 17 yaşına gelince ilk bestesini yapmış ve bu beste Ankara Radyosu’nun en çok çalınan parçalarından biri olmuş o yıllarda.

1942 yılında büyük hayranlık duyduğu ve babasının da yakın arkadaşı olan Selahattin Pınar’la tanıştı. Üniversite öğrenimi, Tıp Fakültesindeki derslerinin yanı sıra, Selahattin İçli’nin mûsıkî üzerinde yoğun olarak çalıştığı bir eğitim devresi oldu. 1943 yılında kurulduğu yıldan itibaren on yıl kadar İstanbul Üniversitesi Korosu’nda bulundu ve Kanuni Ekrem Karadeniz’in özel derslerine devam etti. Bu dönemde, birçok müzik çalışmalarına ve konserlere sesi ve udu ile de katıldı.

Selahattin İçli; 20. yüzyılın ilk yarısında, klasik ekolde müzik yapılan, meşk edilen ve bestelenen bir ortamın içinde yetişmesine rağmen, bu üslûpta eser vermekten kaçınmıştır. Türk Müziği’ndeki klâsik değer ve kurallara bağlılığını korumak suretiyle onları yeni bir bakış açısı ve anlayışla kendi üslûbuna uyarlayan İçli’nin, tavır ve üslûbunda ısrarlı ve kararlı olması altyapısının kuvvetli olmasından gelmektedir.

Sağlam bir repertuar, müzik bilgisi ve iyi bir eğitimin verdiği cesaretle yenilikçi üslûbunda ısrarlı olmayı bilmiştir. İçli’nin farklı ve yenilikçi tavrı bir dönem tepkiyle karşılanmış, eserleri statik anlayıştaki ilgililerin ve özellikle devlet kurumlarının olumsuz eleştirilerine maruz kalmıştır.

Selahattin İçli, 1955 yılında Pınar Atasay ile evlendi. Murad (d.1958) adında bir oğlu vardır.

Selahattin İçli, 1998 yılında “Devlet Sanatçısı” olmuş, 14 Ekim 2006 günü İstanbul’da 83 yaşında vefat etti.

“Zeytin Gözlüm”, “Gül Açılsın Dudağında Gülüver”, “Hüzün Zaman Zaman Deli Dalgalarla Gelir”, “Ayrılık Var Çıkan Falda”, “’Bitmez tükenmez bu dert”, “Bir sabah bakacaksın ki bir tanem”, “Hoş geldin” gibi eserlerin sahibidir. Tıp doktoru olan Selahattin İçli’nin 149 bestesi vardır.

Ahmet ÖZHAN

ahmetozhan

Gerçek adı Ahmet Katıgöz olan Ahmet Özhan, 26 Ağustos 1950 tarihinde babası polis olduğundan orada görev yaparken Şanlıurfa’da doğmuştur. Yine babasının memuriyeti sebebiyle ilk ve orta tahsilini muhtelif il ve ilçelerde yaptı. 1960’lı yılların sonlarında İstanbul Belediye Konservatuarı ve Üsküdar Musiki Cemiyeti’nde müzik  eğitimini tamamlamıştır.

Ahmet Özhan, Üsküdar Musiki Cemiyeti ve İstanbul Belediye Konservatuarı’nda eğitimini sürdürürken, bir yandan da sahne ve plak çalışmaları yaptı. İlk profesyonel sahne deneyimi 1968 yılında Bebek  belediye gazinosunda yapmıştır. Genç  yaşta sahneye çıkan Ahmet Özhan 1970’li ve 1980’li yılların popüler Türk  Müziği yorumcusu olarak tanınmıştır.

Plak çalışmalarının yanı sıra, sinema filmleri, televizyon dizi ve konserleri, radyo çalışmaları ile çeşitli televizyon kanallarının müzik  programlarında yorumcu, programcı ve yönetmen olarak da görevler almıştır. Çok sayıda 45’lik plak, longplay, kaset, CD çalışmaları bulunmaktadır.

Sahne ve plak çalışmalarıyla devam ettirdiği müzik  hayatı 1981 yılından beri İstanbul Radyosundaki görevi ile sürmekte iken, 1991 de kurulan Kültür Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk  Müziği Topluluğu’nun kurucusu ve genel yönetmeni olan Ahmet Özhan, klâsik  ve tasavvuf müziği alanında en iyi solistler arasında yer almaktadır. Topluluk çalışmalarını Konya Mevlana İhtifalleri’nin yanısıra, İstanbul Festivali gibi etkinliklerde verdiği klâsik  ve tasavvuf müziği konserleriyle sürdürmektedir.

1980 yılından beri iştirak ettiği Konya Mevlânâ İhtifalleri, 1984″den beri yer aldığı İstanbul Festivali ile Güldeste isimli klâsik  ve tasavvuf müziği konserleri ve Tokyodan San Franciscoya kadar pekçok yurtdışı ve sayısız yurtiçi konserleri ile müzik birikimlerini sanatseverlere sunmaya devam etmektedir.

Çiğdem YARKIN

cigdem_yarkin1973 yılında Giresun’da doğdu. İlk, orta ve lise tahsilini bu ilde tamamladı. 1991 yılında Giresun Mûsıkî Cemiyeti’nde Semih Hattatoğlu ile repertuar çalıştı. Aynı yıl TRT’nin açtığı amatör ses yarışmasında Karadeniz Bölgesi birincisi oldu. 1993 yılında İTÜ Türk Mûsıkîsi Devlet Konservatuarı Ses Eğitimi Bölümü’nü kazanarak müzik eğitimine başlayan sanatçı, Bekir Sıtkı Sezgin, Alâeddin Yavaşca, Rahmi Sönmezocak ile üslûp ve repertuar; Tülin Yakarçelik ve Şehnaz Uğurel ile solfej ve repervuar; Güher Güney ile şan çalıştı.

1996 yılında TRT’nin açtığı ”İstisnâ Akitli Ses Sanatçısı” sınavını kazanarak İstanbul Radyosu’nda ses sanatçısı olarak göreve başladı.

1998 yılında İTÜ Türk Mûsıkîsi Devlet Konservatuarı’ndan mezun oldu.

Türk müziğine hizmet amaçlı “Bir Şarkıdır Yaşamak” adlı CD çalışmalarında solist olarak yer aldı. “Mâverâ” isimli Ankaralı Klâsik Türk Müziği Topluluğu ile 2000 yılında ABD’de “Dede Efendi” nin eserlerinden, 2001 yılında da Hacettepe Üniversitesi’nde klâsik eserlerden oluşan konserler verdi. Yine 2001 yılında “Canımdan Nefesler” adlı bir CD yaptı. Yarkın Topluluğu Projesi kapsamında Hollanda’da “Birlikte Yaşayalım” adlı konserlere solist olarak katıldı.

Halen TRT İstanbul Radyosu’nda ses sanatçısı olarak görevine devam etmektedir. Evli ve bir çocuk annesidir.

Prof Dr. Erol BELGİN

erol_belgin

1947 Konya doğumlu. İlk-Orta-Lise Tahsilini Konya’da tamamladı. 1968 yılında Hacettepe Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi Temel Tıp Bilimleri Tıbbı Teknoloji Bölümünü bitirdi. Aynı yıl Kulak Burun Boğaz Anabilim Dalı’nda Odyoloji asistanı olarak göreve başladı. 1971 yılında Odyoloji ve Konuşma Bozuklukları alanında Bilim Uzmanlığı 1975 yılında Doktora derecesi aldı. İşitme, Konuşma, Ses Bozuklukları, Profesyonel Ses Kullanımı, İşitme Cihazları, Özel Eğitim, Gürültü ve İnsan Sağlığı, vb. konularda yayınlanmış 22’si yabancı dilde olmak üzere toplam 133 bilimsel yayını bulunmaktadır.

Yurtdışında British Society of Audiology, American Tinnitus Association, International Organisation of Hard of Hearing Rehabilitation Institutions, yurt içinde Türk Otolaringoloji Derneği, Türk Akustik Derneği üyesidir.

Türk Mûsıkîsi Vakfi başkanıdır.

 

Musiki emek ödülü takdim edilen sanatçılarımız da Engürü Türk Müziği Derneği’nin Onur Üyeleri arasında yer almaktadır: